Gençlik Ağı Çalıştayı Öneri ve Beklentiler Araştırması Raporu Yayınlandı
Hatay'da Gençlerin İhtiyaçlarına Gençlik Örgütlerinin Gözünden Bakmak: Gençlik Ağı Çalıştayı Araştırması Yayınlandı
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Hatay'da gençlerin yaşamı yalnızca fiziksel koşullar açısından değil; sosyal, kültürel ve psikolojik boyutlarıyla da derinden etkilendi. Avrupa Birliği desteğiyle, STGM'nin yürüttüğü Afet Risk Yönetiminde STÖ'lerin Kapasitesinin Desteklenmesi Projesi kapsamında, Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) tarafından hazırlanan Gençlik Ağı Çalıştayı – Öneri ve Beklentiler Araştırması, Hatay'da gençlik alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin deneyimleri üzerinden bu tabloyu görünür kılıyor.
Haziran–Temmuz 2025 döneminde yürütülen araştırmaya, Hatay'ın farklı ilçelerinde faaliyet gösteren 18 sivil toplum örgütünden 24 temsilci katıldı. Araştırma bulguları, gençlerin en acil ihtiyaçlarının sosyalleşecek güvenli alanların yokluğu, kültür ve sanat etkinliklerine erişimde yaşanan azalma ve devam eden kaygı, travma ve psikolojik destek ihtiyacı olduğunu ortaya koyuyor. Eğitimle ilişkili mekânsal yoksunluklar, motivasyon ve odaklanma sorunları da gençlerin gündelik hayatını doğrudan etkileyen başlıklar arasında yer alıyor.
Raporda ayrıca, deprem sonrası Hatay'da yürütülen ve gençler açısından etkili bulunan çalışmalar değerlendiriliyor. Güvenli alanlar yaratan, kültür–sanat ve psikososyal destek odaklı, gençlerin aktif katılımını önceleyen projelerin daha güçlü ve kalıcı etkiler yarattığı vurgulanıyor.
Araştırmanın önemli çıktılarından biri ise, gençlerin yalnızca desteklenen bir grup olarak değil; karar alma, planlama ve uygulama süreçlerinde aktif rol almak isteyen özneler olarak konumlanmak istediklerini açıkça ortaya koyması. Bu doğrultuda, ALİKEV tarafından düzenlenen Gençlik Ağı Çalıştayı, gençlerin ve sivil toplum örgütlerinin birlikte düşüneceği, birlikte üreteceği ve Hatay'ın geleceğine dair ortak bir yol haritası oluşturacağı bir zemin olarak kurgulanıyor.
Bu rapor, Hatay'da gençlik odaklı çalışmalar için katılımcı, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımın gerekliliğine işaret ederken; gençlerle birlikte dayanıklılık inşa etmenin mümkün ve gerekli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.


